Seyyid Hasan Nasrallah: Hizbullah yalnızca işgal altındaki Filistin'e Kornet füzeleri verdi | Anadolu Haber
Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
BIST 110.248
DOLAR 3,8322
EURO 4,5172
ALTIN 155,55
Son Dakika Haberler

Seyyid Hasan Nasrallah: Hizbullah yalnızca işgal altındaki Filistin’e Kornet füzeleri verdi169 defa okundu

, , , kategorisinde, 21 Kas 2017 - 16:41 tarihinde yayınlandı
Seyyid Hasan Nasrallah: Hizbullah yalnızca işgal altındaki Filistin’e Kornet füzeleri verdi

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah “Arap liderler bizi bölgedeki terör örgütlerine balistik füze vermekle itham ediyorlar. Bunu neye dayanarak söylüyorlar? Hizbullah ne Yemen’e, ne Bahreyn’e ne de Kuveyt’e asla silah göndermedi! Bu iddia kesinlikle asılsızdır! Hizbullah yalnızca işgal altındaki Filistin’e Kornet füzeleriyle destek verdi. Bir de Suriye’deki savaşçılarımıza silah gönderdik” ifadelerini kullandı.

İsrail’in bölgenin istikrarı ve güvenliği için en büyük tehdit olduğunu ifade eden Nasrallah, güvenlik ve istikrarın tesisi için yegane yolun “direnişin silah gücü” olduğunu belirtti. Nasrallah sözlerini şöyle sürdürdü: “Lübnan’ı İsrail’in saldırılarına karşı korumak için en doğru yol “direniş, ordu, halk” denkleminde direniş silahını kuşanmaktır. Lübnan’da istikrar istiyorsanız Hizbullah’ın silah gücünün istikrarın tesisi için kilit görevi gördüğünü bilmelisiniz. Şayet Lübnan’a yardım etmek istiyorsanız, Lübnan’a karışmayın ve buraya teröristlerinizi göndermeyin!”

İsrail’in onca saldırısına rağmen bir araya gelip toplantı yapmayan Arap liderlerin Riyad’a atılan bir füze nedeniyle bir araya geldiklerine işaret eden Seyyid Hasan Nasrallah, Hizbullah’ın bugüne kadar ve bugünden sonra Yemen’den Suud’a atılan tek bir füzeyle dahi ilgisinin olmadığını, bu konudaki ithamları asla kabul etmediklerini ifade etti. Ayrıca Suudlu yetkililerin Yemen’in başarılarını hafife almalarını şaşkınla izlediğini belirten Hizbullah lideri “Suud koalisyonunun uçakları Yemen’de her yeri bombalıyorlar. Bugüne kadar Yemen’de on binlerce kişi hayatını kaybetti, yüz binlercesi de yaralandı. Yemen de Arap ve Müslüman bir belde değil mi? Öyleyse Arap liderler niçin Suud’un Yemen’de yaptıklarıyla ilgili tek bir açıklamada bulunmuyorlar?” ifadelerini kullandı.

Tüm dünyanın Suud’un Yemen’de yaptıkları karşısında sessizliğini koruduğuna işaret eden Seyyid Hasan Nasrallah, herkesi Suud’dan toplu katliamları durdurma ve siyasi çözümü tesis etme noktasında talepte bulunmaya çağırdı.

Filistinli gruplara Hizbullah’ın “terör örgütü” olarak tanımlanmasını kabul etmemeleri dolayısıyla teşekkürlerini sunan Seyyid Nasrallah “Önümüzdeki süreçte Allah yardımcınız olsun” dedi ve Suudlu bir internet sitesinin İsrail genelkurmay başkanıyla yaptığı röportajın “tehlikeli adımların habercisi” olduğunu ifade etti.

Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarının Hizbullah’a yönelttiği ithamların yeni olmadığını vurgulayan Hizbullah lideri “Bukemal’de tüm dünyanın “terörist” olarak tanımladığı Daeş’le savaştığımız bir zamanda ilginç bir şekilde Arap Birliği de bizi “terörist” olarak tanımlıyor” ifadelerini kullandı. Arap liderlerinin Daeş karşısında ne yaptığını sorgulayan Nasrallah “Hizbullah’ı terör örgütü olarak tanımlamanın Amerika’nın direktiflerine uymaktan başka bir anlam taşımadığını, Daeş’i yenilgiye uğratan herkesin bu ithamlara muhatap olacağını, HaşdŞabi komutanı Ebu Mehdi El-Mühendis’in muhatap olduğu ithamların da bunun bir neticesi olduğunu belirtti.

İsrail’in Arap devletleriyle, özellikle de Suud’la olan ilişkisinin olayların seyriyle ilgili ipucu verdiğini belirten Nasrallah, İsrail eski Savunma Bakanı MoşeYalon’un sözlerine işaret etti: “Suudluların bizim İbranice söylediklerimizi Arapça telaffuz etmeleri ilginç bir durum değil!”

Lübnan’ın iç durumuna da değinen Nasrallah “Şu an için öncelik Başbakan Saad Hariri’nin Lübnan’a dönmesidir. Hizbullah için başbakan henüz istifa etmemiştir” şeklinde konuştu.

Bukemal’in özgürleşmesiyle Daeş Devleti düştü

Bukemal şehrinin Daeş’ten temizlenmesiyle Daeş’in yalnızca Suriye’de değil tüm bölgede kontrol ettiği bir şehrin kalmadığını ifade eden Nasrallah, böylece Daeş Devleti düşmüş oldu. Bu örgütün bittiğini göstermiyor belki ama ortada devlet diye bir şey kalmadı” ifadelerini kullandı.

Bukemal şehrinin kurtarılmasıyla Suriye-Irak arasındaki bağlantının da kontrol altına alındığını ifade eden Nasrallah, Amerika’nın bunun olmaması için uğraştığını, bu hamle sayesinde bölgeye dönük böl-parçala planının sonuçsuz kaldığını ifade etti.

Daeş’e karşı kurulan uluslararası koalisyona başkanlık eden Amerika’nın Bukemal’daki örgüte bizzat yardım ettiğini belirten Nasrallah “Fırat’ın doğusundaki Daeş’i korudu. Rusya ve Suriye’nin hava gücünün Daeş’i vurmasını engelledi. Ayrıca Daeş’e bilgi desteği sağladı ve Bukemal’dan geri çekilmeye mecbur kaldığında Demokratik Suriye Güçlerinin olduğu bölgelere doğru güvenli bir şekilde geri çekilmesini sağladı” ifadelerini kullandı.

Daeş’inBukemal’da sahadaki komutanlarının Amerikan helikopterleri tarafından kurtarıldığını söyleyen Nasrallah “Amerika uzun zamandır Daeş’i korumaya çalışıyor. Ancak direniş ekseni çok kısa bir süre içerisinde bu planı yerle bir etti. Bugün artık Amerika’nın Daeş’i yeni isimlerle pazara sürmesi tehlikesiyle karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

Bukemal’daki zafer münasebetiyle mücahitlerine, Suriye ordusuna, direniş gruplarına, İran Devrim Muhafızlarına, Fatımiyyun ve Zeynebiyyun Tugayına ve Rus güçlerine teşekkürlerini sunan Nasrallah, Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’yi bizzat anmak istediğini, ön saflarda savaşan Süleymani’nin bu savaşı asıl koordine eden kişi olduğunu belirtti.

Daeş’le mücadelede İran’ın Irak, Suriye ve Lübnan’ın yanında yer aldığını dile getiren Seyyid Nasrallah “İran halkına ve yönetimine, özellikle de ismini tarihe kazıyan Kasım Süleymani’ye teşekkür ediyoruz. Amerika’nın Daeş’i yaşatmak için savaş verdiğini biliyoruz. Daeş kalıntılarına karşı da aynı güç ve kararlılıkla savaşacağımızdan emin olabilirsiniz” şeklinde konuştu.

Irak’taki görev de sona erdi

Irak’taki duruma da değinen Seyyid Hasan Nasrallah, Daeş’in elinde bulunan son Irak şehrinin de kurtarıldığını, yakında Daeş karşısında resmi zafer ilanının yapılacağını söyledi.

Hizbullah’ın savaşın başından beri Daeş’le mücadele etmeleri için askeri uzmanlarını Irak’a gönderdiğini belirten Nasrallah “Irak’ta da şehit verdik, yaralılarımız oldu. Irak’taki görev başarıyla tamamlandı. Artık Irak’ın resmi bir açıklama yaparak bu zaferi ilan etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Son olarak Hizbullah lideri, bölge halklarını ve liderlerini, Daeş’in uğradığı yenilginin ardından “Daeş’i kim kurdu, kim finanse etti, Daeş’e karşı kim savaştı” hususlarında düşünmeye çağırdı.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
YORUM YAZ